25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ

HAK-İŞ Kadın Komitesi Genişletilmiş Başkanlar Kurulu,“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” özel gündemiyle 25 Kasım 2021 tarihinde HAK-İŞ Genel Merkezinde, Genel Başkan Mahmut Arslan’ın Başkanlığında, Genel Sekreter Eda Güner, Ak Parti Milletvekilleri Öznur Çalık ve Meliha Akyol, Kadın Komite Başkanı Fatma Zengin’in katılımıyla toplandı.

Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Mahmut Arslan, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda yasal düzenlemelerin ötesinde bir zihniyet değişimine ihtiyaç bulunduğunu belirterek, “Yasal düzenlemelere rağmen kadına yönelik şiddet konusunda hala bir sonuç alınamıyorsa bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç olduğu ortadadır. Sorun sadece mevzuat sorunu olsaydı Türkiye şuanda dünyada çok önemli bir yerde olurdu” dedi.

“ILO C 190 Sayılı Sözleşmenin İmzalanması Tarihi Bir Adım Olacaktır”

HAK-İŞ’in ve üye sendikalarının kadına yönelik şiddetin durdurulması konusunda önemli çalışmaları bulunduğunu ifade eden Arslan, “HAK-İŞ olarak “İşyerinde Şiddet ve Tacizin Önlenmesi” konusunda “ILO C190 nolu Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşme’’nin toplu iş sözleşmelerine uyarlanması ve uygulanması konusunda da yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Türkiye’nin en kısa zamanda ILO’nun 190 Sayılı Sözleşmesini imzalaması tarihi bir adım olacaktır” dedi.

HAK-İŞ’in kadın çalışmaları konusunda samimiyetle çalıştığını ve bu konuda önemli bir aşama kaydettiğini belirterek, kadın-erkek hep birlikte kadına yönelik şiddetin her türlüsünün önlenmesi ve kadın ve erkeklerin haklarının korunması konusunda yürütülecek çalışmaların önemine değindi. Arslan, bu konuda HAK-İŞ Kadın Komitesine de büyük görevler düştüğünü ve bu görevi de layıkıyla yerine getireceklerine olan inancını ifade etti.

Aşılama Çalışmalarının Önemine Değindi

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Koronavirüs salgınıyla mücadelede aşılama çalışmalarının önemine değindi. Avrupa’daki yoğun vaka sayısı henüz ülkemizde yaşanmasa da Türkiye’nin yeni bir dalgayla karşı karşıya olduğunun altını çizen Arslan, aşılama konusunda belli bir aşamaya gelindiğine ancak hala istenen düzeyde olmadığına söyledi. Arslan, aşı ve pandemi kurallarına uyum konusunda daha hassas davranılmasını isteyerek, aşı olmayanlara karşı farklı yaptırımların hayata geçirilmesi konusunda da önerilerde bulundu.

“Türkiye’de asgari ücret bir limit değil, geçim ücreti”

Asgari ücret tartışmalarına değinen Arslan, Türk-İş’in, Hak-İş ve DİSK ile bu konuda birlikte hareket etme daveti çerçevesinde bir araya gelerek bir dizi kararlar aldıklarını söyledi. Arslan, “3 konfederasyon asgari ücret sürecinde işbirliği yapabilmek için bir ilkeler manzumesini oluşturacağız. Hangi ilkeler etrafında birlikte yürüteceğiz. Bu ilkeleri bu hafta içerisinde sonuçlandırmaya çalışacağız. Asgari ücret tespit komisyonundan önce bu ilkeleri kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

Mevzuatta sadece en büyük konfederasyonun asgari ücret tespit komisyonuna katıldığını anımsatan Arslan, “Asgari Ücret Tespit Komisyonunun değiştirilmesini istiyoruz. Herkesin orada üye oranında temsil edilmesini, hatta emekli işçilerin de buralarda temsil edilmesi ve geniş bir temsille geniş bir platformda konuşularak asgari ücretin belirlenmesini istiyoruz” dedi.

Batıda asgari ücretin istisnai bir ücret olduğuna, İspanya’da çalışanların yüzde 1’i, Fransa’da yüzde 8’inin asgari ücretle çalıştığına dikkati çeken Arslan, “Orada asgari ücret bir limittir. Bunun altında kimse çalıştırılamaz limitidir. Türkiye’de asgari ücret bir limit değil, bir geçim ücreti. Çünkü çalışanlarımızın yüzde 42’si 65 milyon insan asgari ücretle çalışıyor. Bu ücretler asgari ücret değil, onların geçim ücreti. O zaman bu sistemi buna göre yeniden gözden geçireceğiz. Geçim ücreti olarak asgari ücreti bir büyük toplu sözleşme yapar gibi düşünerek, çalışarak belirlememiz gerekiyor. Bir kişilik çalışanı değil, 4 kişilik bir aileyi esas almalıyız. Vergi dilimlerinin bugünkü yapısının tamamen değişmesini, ücretlilerin vergi yükünün en azından asgari ücret oranındaki tamamının vergi dışı bırakılmasını istiyoruz. Bir kısım teşviklerle işverenlerin üzerine gelecek yeni asgari ücretli yüklerin vergi ve benzeri teşviklerle azaltılmasını istiyoruz. İşçiler içinde benzer teşvikler verilmesini istiyoruz. Yeni asgari ücretin enflasyonun üzerinde ama aynı zamanda bir geçim ücreti olacak şekilde yeniden planlanmasını istiyoruz.”

“Asgari ücret konusunda rakam ne istiyorsunuz?” sorusunun bir tuzak haline geldiğini, bunun geçmiş yıllarda yaşanan tecrübelerle görüldüğünü ifade eden Arslan, “Türk-İş ve Hak-İş olarak, ‘komisyondaki müzakereler devam ettiği sürece sadece ilkeleri konuşalım, rakam konusuna masada en son aşamada hangi rakamlar gelmişse bunu tartışalım’ görüşündeyiz. Baştan bir rakam konuşmak maalesef komisyonda aleyhimize cereyan eden bir durum oluyor. Niye korkuyorsunuz, korktuğumuzdan değil. Niye çekiniyorsunuz, çekindiğimizden değil sistemi, süreci dikkate alarak bunları yapmamız gerekiyor. Hak-İş ve Türk-İş olarak bu konuda prensip kararımız var” ifadelerini kullandı.

“IMF’yi Çare Olarak Görmek Türkiye’ye En Büyük İhanettir” 

Genel Başkanımız Mahmut Arslan, son günlerde yaşanan döviz ve faiz krizine de değinerek, “Burada bir manipülasyon var. Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak isteyenlerin taleplerinin karşılanması için Türkiye’ye diz çöktürme operasyonu var. Hükümet yeni bir kararlılık ortaya koydu. Faizleri indirerek yatırım ortamını oluşturmak, bankaların daha düşük faizle kredi vererek yatırımın önünü açmasını istiyoruz. Doğru bir yaklaşım. Ama bunun bedelini ödettirmek isteyen uluslararası kuruluşlar ve Türkiye’de bunun için alkış tutan yaklaşımlar var” dedi.

Arslan, Türkiye’deki bir kısım muhalefet odaklarının da IMF’yi çare olarak gösterdiğini belirterek, “Bu Türkiye’ye yapılacak en büyük ihanettir. Bu anlaşmalar Türkiye ekonomisine el koyma anlaşmalarıdır. 2013’te Türkiye bunlardan kurtuldu. Bu sorunu kendi imkan ve kaynaklarımızla çözeceğiz. Bu kapıyı yeniden açmak hepimize büyük kötülüktür. Şartlar ne olursa olsun hükümetimize buradan çağrı yapıyoruz, 8 yıl önce IMF defterini kapattık sakın bu çevrelerin baskı ve tehditlerine teslim olarak IMF’nin kapısına tekrar kredi için gitmeyelim.” dedi.

“HAK-İŞ’i Tebrik Ediyorum” 

TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, AK Parti iktidarı döneminde kadına hakları ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda yürütülen çalışmalara ilişkin ayrıntılı bilgi verdi. Sivil toplum örgütlerinin yönetimlerinde kadın bulunması konusunu her zaman önemsediğini ifade eden Çalık, HAK-İŞ’i Genel Sekreterinin bir kadın olması dolayısıyla kutladı. Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ı Genel Sekreterlik görevine Eda Güner’i getirmesi dolasıyla tebrik etti.

AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Meliha Akyol da Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele günü dolayısıyla bir selamlama konuşması yaptı.

 “Şiddetin Her Türlüsüne Dur Demeliyiz” 

Kadın Komite Başkanımız Fatma Zengin, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunun bir insanlık meselesi olduğunu belirterek, “Hiçbir ideolojiye, düşünceye, bakış açısına, renge, dile veya dine bağlı değildir. Bu konuya insanlık penceresinden bakmalı, şiddetin her türlüsüne hep birlikte dur demeliyiz” dedi. Şiddet görenin kadın veya erkek olmasının veya sayısının fark etmeyeceğini ifade eden Zengin, bir kişi bile olsa aynı mücadelenin verilmesi gerektiğini söyledi. Zengin, “Bu sorunla mücadelede dur durak bilmeden çalışmak durumundayız. Daha da önemlisi, top yekûn bir mücadele vermeliyiz” dedi.

“HAK-İŞ Emekçi Kadınların Güvenli Limanıdır”

Konfederasyonumuz üyelerinin yüzde 27’sini kadınların oluşturduğunu söyleyen Zengin, “HAK-İŞ emekçi kadınların güvenli limandır. Bunu sayısal olarak da gösteren üyelerimize teşekkür ediyorum. Biz kadınlara güveniyoruz. Kadınlar da bize güveniyor. Güvenli geleceği kadın erkek birlikte inşa ediyoruz” dedi.

Zengin, kendisine yönelmiş veya yönelmesi muhtemel şiddet olayı nedeniyle hayati tehlikesi bulunan kişilere talepleri halinde; belirli sürelerde ücretli/ücretsiz izin hakkı verilmesi, kıdem tazminatının ödenmesi koşuluyla ihbarsız fesih hakki tanınması, esnek çalışma hakkı ve tayin hakkı gibi şiddeti önlemeye yönelik haklar tanınmasını ve bu konularla ilgili mevzuat düzenlemesi yapılmasına yönelik taleplerini dile getirdi.

Konuşmaların ardından Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Kadın Komite Başkanımız Fatma Zengin ile birlikte, Çalık ve Akyol’a HAK-İŞ tarafından Hatay Ormanları Ağaçlandırma Arazisine isimlerine yapılan fidan bağışı sertifikasını takdim etti.

Program toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

Programın ikinci bölümünde “Emek Mücadelesi Ekseninde Yaşam Barışının Sağlanması, Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu bir çalıştay gerçekleştirildi.